Karanlık Mod
17-03-2026
Logo
Ramazan Sohbetleri Hicri 1447 – Ramazan Ayı İçin Seçmeler: 27– Mümin şükreden ve hamdedendir
   
 
 
Rahman ve Rahim Olan Allah’ın Adıyla  
 

Mümin şükreden ve hamdedendir

Rasulullah (s.a.v.) ashabıyla birlikte otururken güldü ve “bana neden gülümsediğimi sormayacak mısınız?” buyurdu. Dediler ki: “Ya Resulallah, neden güldünüz?” Şöyle buyurdu: 

(( عَجَبا لأمر المؤمن! إنَّ أمْرَه كُلَّه له خير، وليس ذلك لأحد إلا للمؤمن، إن أصابتْهُ سَرَّاءُ شكر، فكان خيراً له، وإن أصابتْهُ ضرَّاءُ صَبَر، فكان خيراً له ))

[ أخرجه مسلم عن صهيب الرومي ]

“Müminin hali ne garip! Onun her işi hayırdır. Ve bu durum sadece mümin için geçerlidir. Başına hayırlı bir iş gelse şükreder ve bu onun için hayırdır. Kötü bir şey ile karşılaşsa da sabreder, bu da onun için hayırlıdır.” 

[ Müslim Suheyb-i Rumi’den nakletmiştir ]

Bunlar müminlerin özellikleridir; Mümin kolay zamanlarda şükreder, darlık ve sıkıntıda sabreder.
İşler umduğu gibi giderse “Elhamdülillah” der. Eğer umduğu gibi gitmezse yine hamd eder. Halk arasında yaygın olarak bilinen meşhur bir hamd vardır: “"Başa gelen kötü bir durum için bile kendisinden başkasına şükredilmeyecek olan Allah’a hamdolsun." Rasulullah (s.a.v.)’den şöyle bir hadis rivayet edilmiştir:

(( إِذَا رَأَى مَا يُحِبُّ قَالَ: الْحَمْدُ لِلَّهِ الَّذِي بِنِعْمَتِهِ تَتِمُّ الصَّالِحَاتُ، وَإِذَا رَأَى مَا يَكْرَهُ قَالَ: الْحَمْدُ لِلَّهِ عَلَى كُلِّ حَالٍ ))

[ أخرجه ابن ماجه عن عائشة أم المؤمنين ]

“Allah Resulü (s.a.v), hoşuna giden bir şey gördüğünde, ‘Hamdolsun Allah’a ki yararlı şeyler O’nun nimetiyle tamamlanır.’ der; hoşuna gitmeyen bir şey gördüğündeyse, ‘Her hâlükârda Allah’a hamdolsun.’ derdi.” 

[ İbn Mace müminlerin annesi Hz. Aişe’den nakletmiştir ]

Mümin şükreder ve hamd eder. Büyük alimlerden birine şöyle soruldu: “Bir kul ne zaman rıza makamına ulaşır?”
Bir önceki dersimizde makam ve hal arasındaki ince farktan bahsetmiştik. Makam elde edilen, kazanılan bir şeydir ve sabittir. Hal ise Allah’tan bir lütuftur ve geçicidir. Bazen insan belli bir atmosferden, belli bir mekândan, belli kişilerden razı yani memnun olabilir. Ama rıza makamı kalıcı ve sabit bir durumdur ve kesbi yani kazanılan bir şeydir. 
Bahsettiğimiz büyük alime “kul ne zaman rıza makamına ulaşır?” diye soruldu. O da şöyle cevap verdi: “Nefsini dört ilke üzerine inşa edip razı bir mümin olarak şöyle der: ‘Ey Rabbim, bana verirsen kabul ederim, benden esirgersen razı olurum, beni terk edersen kulluk eder, davet edersen icabet ederim.”

Hamd alemlerin Rabbi olan Allah’a mahsustur

Metni indir

نص الدعاة

Mevcut Diller

Resmi Gizle